Üvey kardeşimle aramızda yıllardır biriken yasak arzu ateşini sonunda patlatıyorduk. O büyük, dolgun göğüsleriyle önümde diz çökmüş, gözlerindeki o sinsi parıltıyla amcığını yalamaya başlamıştı. Dilini sertçe sürerken, ıslaklığı ve acelesi beni delirtiyordu; her an daha derine çekişiyle yarak kafasını boğazına kadar soktu, neredeyse boğulacak gibi oldum. Boğazında nasıl kıvrandığını hissedip elimle ense kökünden sıkıştırdım onu; bu kadar azgın bir folloşu hemen bırakmak istemiyordum. Dudakları arasında yalarken hararet iyice yükseldi, sakso sesi odada yankılanıyordu.
Sonra yavaşça ayağa kalktım ve o da çekici bedeniyle önümde durdu; daracık kotunu sıyırarak o beyaz, ipeksi tenini çıplak bıraktı. Sırtını cama dayayıp amcığını hafifçe açtığında içinden kaçan ıslaklık beni çıldırttı. Parmaklarımı hızla kaydırıp amcığını kızdırmaya başladım, titreyen nefesleri omzumdan fırlıyor, yüzündeki maskaralığı görüyordum. Birden sertçe içine girdim; uzun süredir beklediğim an nihayet gelmişti. Derinlere doğru ilerlerken yaramaz sesiyle inledi, “Abi daha hızlı… beni kökle,” dedi hırsla.
Götüne ve amcığına dayadığım kökümle ritmi artırıp onu delice çırptım. Her vuruşta kasları kasılıyor, bedenini benden aldığı hazla titriyordu. Mızmız mızmız inlemeleri arasında elimi sıkıca beline sardım, boynuma sarılmasını isteyerek onu kendime bağladım. Sertliği iyice artmıştı, artık patlamaya yakındım ama onun da tahammülü kalmamıştı; üvey kardeşimin dudaklarından çıkan kükremeyle birlikte sıcak boşalmam suratına sıçradı. Amcığından sümüğe bulaşan spermimi yalayarak bitirdiğinde ikimiz de nefes nefese kalmıştık. O anın yasak tadını hiç unutmayacaktım; karşımda duran bu folloşa karşı duyduğum istek gittikçe büyüyordu…








